Cuma, Mayıs 27, 2005


Benim bu dünyada en çok sevdiğim yer mutfaktır. Nerede olursa olsun ne çeşit olursa olsun, eğer bu bir mutfaksa, eğer yemek yaptıkları bir yerse bana göre hoştur. İdeal olarak iyi düzenlenmiş olmalıdır. Pek çok çay peçetesi, kuru ve lekesiz. Işık saçan beyaz fayans.
İnanılmayacak kadar kirli mutfakları bile hayret edilecek biçimde severim: Yerin her tarafını kaplayan sebze suları, öyle kirlidir ki terliğinizin altı siyaha döner. Tuhaftır, eğer böyle bir mutfak büyükse daha iyi olur. Kışı geçirecek kadar yiyecek dolu, yüksek, dev buzdolabının gümüş kapısına yaslanırım. Gözlerimi yağ sıçramış gaz ocağından ve paslı mutfak bıçağından yukarı kaldırdığımda, pencerenin dışında yıldızlar yapayalnız parıldarlar.
Şimdi yalnızca ben ve mutfak kaldık. Büsbütün yalnız kalmaktan daha iyi.
Bir düşünceden bitkin düştüğümde, çoğu kez düşünürüm ki sıra ölüme geldiğinde, son nefesimi mutfakta vermek isterim. İster hava soğuk olsun ve ben yapayalnız olayım ister birisi olsun ve hava sıcak olsun, ölüme korkusuzca meydan okurum. Eğer mutfaksa, 'Ne güzel', diye düşünürüm.
...
Bir sabah şafakta, rahat bir yer aramak için odamdan çıktım ve uyuyabileceğim bir yer olarak buzdolabının yanını seçtim.


..........................................Mutfak, Banana Yoshimoto

4 yorum:

e dedi ki...

hem çok güneşlisin hem kelime yiyorsun, nasıl olacak?

sunthing dedi ki...

Kelimeleri yiyince daha çok parlıycam :) O olucak...

Defne Koryurek dedi ki...

okuduktan iki dakika sonra bu post'u, fark ettim ki hala dudaklarim yayilmis yuzume, gulumsuyorum... geri donup gulumsememi birakmak istedim, iz olsun diye...

: )

D.

derin iz dedi ki...

difrize koyduğum kelimelerimi çıkardım bende geçen gün bir bir suları süzüldü eski anlamlarını taşımasalarda idare ederlerdi
leziz di yinede