Çarşamba, Şubat 06, 2008


.. "Hep," dedi açlık cambazı, "aç kalmama hayranlık duymanızı istedim." "Zaten hayranlık duyuyoruz," dedi müfettiş, onu rahatlatmak istercesine. "Ama hayranlık duymamalısınız," dedi açlık cambazı. "Eh, öyleyse duymuyoruz," dedi müfettiş, "niye duymamamız gerekiyor peki?" "Zaten aç kalmak zorunda olduğum için, elimden başka türlüsü gelmez," dedi açlık cambazı. "Şuna bakın," dedi müfettiş, "niçin elinden başka türlüsü gelmiyormuş?" "Çünkü," dedi açlık cambazı, küçücük başını biraz kaldırıp, öpmek için uzanmışa benzeyen dudaklarıyla, söyleyeceklerinin hiçbiri boşa gitmesin diye, tam müfettişin kulağının içine konuşarak, "çünkü tadı hoşuma gidecek yiyeceği bulamadım. Bulmuş olsaydım, inan bana, ortalığı yaygaraya vermez, sen ve herkes gibi tıka basa yerdim."
Franz Kafka, Açlık Cambazı

3 yorum:

Miles dedi ki...

Bunlar onun son sözleriydi; ama o sönmekte olan gözlerinde, aç kalmaya devam etmenin, sağlam ama artık gurur vermeyen inancı vardı hala.

periçıkmazı dedi ki...

bulamadıkça arayan,vazgeçip hiçe koşan,içe dönüp yola devam ettiğini sanan,yok yere unutulmuş azınlıklar..ne güzeldiler

ruki dedi ki...

öyle ya aç kalmaktan korkuyoruz.. aradığımız mıdır değil midir, hiç bakmıyoruz bile..